Yaklaşık bir yıldır G-shock GA-700-1BDR modelini kullanıyorum. Soğuk havalarda, denizde, okulda, doğa faaliyetlerinde, hem şehir hayatında, hem de aksiyon dolu anlarda yanımdaydı. Tasarım olarak  analog ve dijital göstergeler oldukça şık durmasını sağlıyor. Daha şehirli durması için siyah rengini  tercih ettim. Renk konusunda oldukça memnunum. Daha önce Kırmızı kamuflajlı modelini kullanmıştım. Fakat rengi ile dikkat çekmesinden dolayı uzun süre kullanamadan bu siyah renge geçmeyi mantıklı buldum. Sanırım aldığım en doğru kararlardan biriydi.

Gelelim saate

Saat; adını duymayanın kalmadığı, Casio’nun belki de en çok satan Casio serisi bile olabilir. Dayanıklılığı ile sporculara, itfaiyecilere, sahil güvenliklere, iş hayatından sıkılıp hafta sonu yürüyüşlere giden beyaz yakalılara kadar kendine pazar payı oluşturdu. Elbette bu pazar payında güçlü bir pazarlama da söz konusu.

Saati aldıktan 4-5 ay sonra kış aylarına gelince saatin kadranında buğulanma sorunu oluşmaya başladı. Casio ile iletişime geçtim ve kendileri bu modellerde böyle bir kronik sorunun olduğunu, saatin tuşlarına bastıkça içine kaçan nemli havadan kaynaklandığını söylediler. Garanti sürecinden sonra saatte aynı sorunu henüz yaşamadım. Muhtemelen içindeki havayı boşaltarak sorunu çözdüler.  G-Shock’ların böyle bir soruna sahip olması beni cidden şaşırttı doğrusu. Saati halen severek kullanıyorum. Üzerinde oluşan birkaç çizik ile daha karizmatik ve daha güçlü durmaya devam ediyor. Sanırım eskiden Converse markasınında da sevildiği gibi (kirli, yıpranmış…) G-Shocklar da üzerlerindeki çizikler, ezikler ile daha havalı ve daha karizmatik duruyor.

 


Selman Bozkır

2014 yılından bu yana ilgi duyduğum konular hakkında araştırmalar yaparak ve imkan buldukça deneyimleyerek, sosyal medya hesaplarımda paylaşıyorum. Kişisel hesaplarımın yanı sıra 2018 yılında kurduğum MaceraHaritasi.com ile de seyahat ve doğa sporları hakkında içerikler üretiyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir